Tarih: 17 Mayıs 2015 Saat: 10:54

Bilgi ile ilgili deyimler ve anlamları nelerdir






Bilgi ile ilgili deyimler ve anlamları

İnsanların bilgisahibi olmaları kendilerini yetiştirmeleri hayat yolunda faydalaı ve başarılı olmalarını sağlamaktadır.”Bilen ile bilmeyen bir olur mu” anlamını iyi anlamak gerekmektedir.

*** adı gibi bilmek
çok iyi bilmek.

*** ağzının tadını bilmek
1) güzel yemeklerden anlamak; 2) her şeyin güzelini, iyisini bilmek, anlamak: “Demek sen artık ağzının tadını bilmiyorsun! Demek senin hiçbir zevkin kalmamış!” -A. Ş. Hisar.

*** ağzıyla içmesini bilmek
sözünü, sohbetini karşıdaki kişiyi incitmeyecek bir biçimde ayarlamak.

*** Allah bilir
1) “belli değil” anlamında kullanılan bir söz: Yağmur yağar mı dersin? -Allah bilir! 2) “bana öyle geliyor ki” anlamında kullanılan bir söz: “Allah bilir, bu kadarcık kestirdiği için bile bir araba dolusu laf edecekti.” -E. Şafak.

*** aman zaman bilmemek
fırsat vermemek.

*** antikasını bilmek
en iyisini bilmek.

*** arkasına (bile) bakmadan gitmek (kaçmak)
arkada kalanlarla ilgilenmeden bir yerden hızlıca ayrılmak: “O kadar korktular, o kadar pıstılar ki arkalarına bile bakmadan kaçmaya başladılar.” -İ. O. Anar.

*** avucunun içi gibi bilmek
bir yeri, bir şeyi çok iyi ve ayrıntılı olarak bilmek: “Sizin analarınızın, babalarınızın hayat idealini avucumun içi gibi bilirim.” -H. Taner.

*** bal alacak çiçeği bilmek (bulmak)
çıkar sağlanabilecek yeri veya şeyi bilmek, bulmak.

*** bastığı yeri bilmemek
1) çok sevinmek; 2) şaşkınlıktan nerede olduğunu seçememek, durumunu kontrol edememek.

*** bildiğinden şaşmamak (kalmamak)
hiçbir etkiye aldırış etmeyerek doğru bildiği davranışı sürdürmek.

*** bildiğini okumak
herkes ne derse desin bildiği, istediği gibi davranmak: “Efendiden gizli yine herkes bildiğini okuyordu.” -H. R. Gürpınar.

*** bildiğini yapmak
verilen öğütleri dinlemeyerek tutumunu sürdürmek: “Her şeye peki, olur der fakat sonunda gene bildiğini yapardı.” -H. Taner.

*** bildiğini yedi mahalle bilmez
bir kimsenin çok kurnaz, çokbilmiş olduğunu anlatan bir söz.

*** bildik çıkmak
birbirlerini eskiden bildiklerini veya ailece tanıştıklarını anlamak: “Hâlbuki ayrılık acısına ve ayrılık seslerine, bildik çıkmaklığım gerekti.” -R. H. Karay.

*** bildim bileli
öteden beri, eskiden beri: “Sütannenin sandık odası, bildim bileli akar.” -Ö. Seyfettin.

*** bile bile lades
1) kötü bir durumu öyle gerektiği için kabullenmiş görünme, bilerek aldanmış görünme: “Benimki bir yapı meselesi. Ben böyleyim. Benimki bile bile lades. Aldırmıyorum, hoşgörümü kullanıyorum.” -N. Meriç. 2) sonucun kötü olacağını bilse bile bir işe girme.

*** bilgi tazelemek
önceden sahip olduğu bilgiyi yenilemek, güncelleştirmek: Matematikle ilgili bilgilerimi tazeledim.

*** bilgiçlik satmak (taslamak)
bilmediği hâlde bilir görünmek, bilgin geçinmek: “Hazır olanlar, bilgiçlik tasladılar, tasdik ettiler.” -N. Araz.

*** bilincine varmak
anlamak, kavramak: “İnsanın herhangi bir araçla ne yaşadığının bilincine varmasının bir doyum ve haz kaynağı olduğu unutulmamalıdır.” -A. Cemal.

*** bilir bilmez
yarım bilgi ile, bilip bilmediğine aldırmadan: “Günde beş yüz defa, kendiliğimden bilir bilmez bunu haykırıyordum.” -R. H. Karay.

*** bilmem hangi (kaç, kim, nasıl, ne)
önemli veya anlatılması gerekli görülmeyen şeyler için kullanılan bir söz: Bilmem hangi dairede kâtipmiş.

*** bilmezlikten gelmek
bilmiyor görünmek.

Sponsorlu Bağlantılar


Önceki yazımız Bayram ile ilgili deyimler nelerdir konulu makalemizi okudunuız mu?


Henüz yorum yok

Yorum Bölümü

Google Arama

Sitede Ara


Sponsorlu Bağlantılar



Sponsorlu Bağlantılar

Hatayın Starı