Tarih: 18 Mayıs 2015 Saat: 18:22

Dil hakkında deyimler atasözleri ve anlamları






Dil değişik anlamlara gelmektedir.fakat dil lisan olark bilinmektedir.Dil bazen kalp,gönül anlamlarına da gelmektedir.İnsanların dil ile ilgili deyimleri ve atasözleri bilmesi konuşma ve susma konusunda bilgiler vermekte,eğitici olmaktadır.

Dil ile ilgili atasözleri

Dil ebsem (olsa) baş esendir: (atasözünün anlamı) Kişi dilini tutar, her şeyi söylemezse, başını derde sokmamış olur, rahat eder.
Dilden gelen elden gelse, her fukara padişah olur: Kişi her söylediğini yapamaz, her dilediğini elde edemez.
Dile gelen ele gelir: İnsanlar “şu işi şöyle yapacağız” diye söyleye söyleye, dediklerini gerçekleştirirler.
Dilim seni dilim dilim dileyim, başıma geleni senden bileyim: Dilini tutmaması yüzünden başına dertler açılan kişinin pişman olduğunu anlatır.
Dilin cirmi küçük, cürmü büyük: Dil küçük bir nesnedir, ama büyük suçlar işleyebilir, söylediği kötü sözlerle kişinin başını derde sokar.
Dilin kemiği yok: Dil her yana dönebilir, önce söylediğini sonra başka biçimlere sokabilir, tam tersine çevirebilir.

Dil ile ilgili deyimler

Dil çıkarmak: Alay etmek, eğlenmek.
Dil (diller) dökmek: Kandırmak, yaranmak yada yararlanmak için tatlı sözler söyleyip durmak.
Dil pelesengi (persengi): Söz arasında yerli yersiz söylenen ve durmadan tekrarlanan “efendim”, “efendime söyleyeyim”, “şey” gibi sözler.
Dil uzatmak: Bir kimse yada şey hakkında kötü söylemek.
Dil yarası: Acı sözün yol açtığı gönül kırıklığı.
Dile (dillere) düşmek: (deyiminin anlamı) Hakkında dedikodu yapılmak, herkese dedikodu konusu olmak.
Dile getirmek:
Açıklamak, anlatmak, belirtmek, ifade etmek.
Konuşturmak.
Dile kolay: Söylenmesi kolay olmakla birlikte aslında anlatılan durumun çok önemli ve güç olduğunu belirtir.
Dili bir karış dışarı çıkmak: Çok yürümekten yada koşmaktan yorulmak.
Dili damağı kurumak (dili damağına yapışmak): Susuzluktan yada heyecandan ağzı kurumak.
Dili dolaşmak: Korkudan, hastalıktan yada sarhoşluktan, söyleyeceğini şaşırarak düzgün konuşamamak.
Dili döndüğü kadar: Anlatabildiği kadarıyla, anlatma gününün elverdiği ölçüde.
Dili dönmemek: Bir sözü doğru söylemeyi becerememek, söylemek istediğini anlatamamak.
Dili kılıçtan keskin: Kırıcı ve ağır konuşanlar için kullanılır.
Dili pabuç kadar: Uzun uzun, saygısızca ve gönül kırıcı yolda karşılıkta bulunan.
Dili tutulmak: Herhangi bir neden yüzünden birdenbire söz söyleyemez olmak.
Dili uzun: Başkası için kötü, incitici sözler söyleyen.
Dili varmamak: Bir sözü söylemeye gönlü razı olamamak.
Dili yatkın: (Bir dili) Düzgün konuşma, çabuk öğrenme yeteneği olan.
Dilimin ucunda: Bir söz hatırlanacak gibi olup da hatırlanmadığı zaman söylenir.
Dilinde tüy bitmek: Tekrar tekrar söylemekten bıkmak, usanmak.
Dilinden düşürmemek: Hep o kişinin yada şeyin sözünü etmek, aynı konuyu yerli yersiz tekrarlamak.
Dilinden kurtulamamak: Eleştirilerinden, sitemlerinden, çıkışmalarından kurtulamamak.
Diline dolamak (Diline virt etmek): Aynı şeyi durmadan söylemek.
Dilini eşek arısı soksun! Yersiz konuşan kimselere şaka niteliğinde söylenen kaba bir söz.
Dilinin altında bir şey olmak: Söylemekten çekindiği yada söylemekte duraksadığı bir sözü olmak.
Dilinin ucuna gelmek: Bir şeyin söylenmesi için uygun bir durum oluşmak, uygun bir an gelmek.
Dilinin ucunda olmak: Bir şeyi hatırlayacakmış gibi olup hatırlayamamak.
Dillere destan olmak: Bir olay yada kimsenin herkes tarafından sözü edilir olmak.

Sponsorlu Bağlantılar


Önceki yazımız Adalet ile ilgili ülkelerin atasözleri konulu makalemizi okudunuız mu?

Buradan Geldiler:
dil ile ilgili deyimler ve anlamları, bir söz hatırlanacak gibi olup da hatırlanmadığında söylenen söz atasözü, lisana gelse deyim hali, lisan ile ilgili atasözleri anlamları, edebiyatla ilgili deyim ve atasözleri

1 Yorum var

1 | Esra

22 Mayıs 2016 ● 10:58

Çok güzelmiş

Yorum Bölümü

Google Arama

Sitede Ara


Sponsorlu Bağlantılar



Sponsorlu Bağlantılar

Hatayın Starı