Tarih: 29 Ekim 2015 Saat: 17:27

Atatürk’ün hoşgörüsü ile ilgili anıları






atatürk hoşgörü anıları

Mustafa Kemal Atatürk gerçek bir lider asker komutan olmasının yanında mükemmel bir insandı.Onun sevgi ve hoşgörüsü her zaman bu milletin örnek alacağı tarzdandır.Atatürk’ün hoşgörüsü ile ilgili bazı anıları:
Babasının tarlası
Bir gün bir köylü Atatürk’ün Orman Çiftliği sınırları içindeki bir tarlayı, kendi tarlasıymış gibi sürüyordu. Onu gördüler. Uyardılar, dinletemediler. Bunun üzerine Atatürk’e söylediler.Atatürk denetlemeye çıktığı zaman o tarafa gitti. Yanındakiler toprağı sürmekte olan köylüyü göstererek:
– İşte budur, dediler.
Atatürk yavaş yavaş ona doğru yürüdü; yaklaşınca sordu:
– Burada ne yapıyorsun?
Köylü gülümsüyordu. Son derece sevip saydığımız, fakat asla korkmadığımız bir insan karşısında nasıl durursak köylü de öyle duruyordu. Sakin bir sesle cevap verdi:
– Tarlayı sürüyorum.
– İyi ama, bu tarla senin midir?
– Değildir.
– Kimindir?
– Atatürk’ündür!..
Köylü bu cevapları vermekle suçu kabul etmiş oluyordu. Bu itibarla dava kaybolmuş demekti. Atatürk, kendi toprağına tecavüz edildiği için değil, haksızlık yapıldığı için sertlendi ve sordu:
– İyi ama, sen başkasına ait bir toprağın ona sorulmadan ve izin alınmadan sürülüp ekilemeyeceğini bilmiyor musun?
Köylü hiç telaş etmiyordu. Aynı sükunetle dedi ki:
– Biliyorum, fakat benim bu tarlayı sürüp ekmeye hakkım vardır!
Atatürk’ün kaşları çatıldı, büyük bir merak ve hayretle ona sordu:
– Bu hakkı nereden alıyorsun?
– Çok basit… Atatürk bizim babamız değil midir? İnsan babasının tarlasını sürüp ekerse kabahat mi işlemiş olur?
Atatürk’ün yüzünde takdir ve sevgi duygularının en coşkununu anlatan engin bir gülümseme oldu; köylünün sırtını okşadı ve:
– Haklısın!.. diyerek uzaklaştı.
N.A. BANOĞLU, Nükte ve Fıkralarla Atatürk, s.99-100
*********************
Bayrak çiğnenmez
Atatürk İzmir’in kurtuluşunda halkın coşkun gösterileri arasında kalacağı evin önüne gelince, kapının önüne serilmiş bayrağı görünce durdu: Bu, ipekten kocaman bir Yunan bayrağı idi. Üzerine basılarak geçilecek bir yol halısı gibi serilmişti:
Kapıdaki kalabalık halk yalvarıyordu:
– Buyurunuz, geçiniz. Bizim öcümüzü alınız! Yunan Kralı, bu evden içeri, bizim bayrağımıza basarak girmişti. Siz lütfedin. Bu karşılıkla o lekeyi silin! Burası sizin şehrinizdir. Bu ev sizin evinizdir. Bu hak sizindir.
Atatürk, o yerde serili bayrağın önünde, bulunduğu noktada kaldı. Çevresindekilere tatlılıkla baktı.
– O, geçmişse hata etmiş. Bir ulusun bağımsızlık simgesi olan bayrak çiğnenmez. Ben onun yanlışını tekrar edemem.
Bayrağı yerden kaldırttı, bembeyaz mermerlere basarak içeri girdi.

A.H. PAR, M.A. ÖNEN, Atatürk’ü Anlamak, s.106.

Sponsorlu Bağlantılar


Önceki yazımız Atatürk'ün fikir Hayatı İle İlgili Anıları konulu makalemizi okudunuız mu?


1 Yorum var

1 | Anonim

15 Kasım 2015 ● 16:15

Atatürk hoşgörüsü oldukça yüksek bir insandı.Kendisini her zaman barış ve hoşgörü çağrısı yapması ile dünya tanımaktadır.

Yorum Bölümü

Google Arama

Sitede Ara


Sponsorlu Bağlantılar



Sponsorlu Bağlantılar

Hatayın Starı